Büyüyen Kentler ve Sorunlar

Bilindiği gibi yaklaşık olarak son 15-20 yıl içinde, değişik nedenlerle köyler nerede ise tamamen boşaldı, kırsal alanlardaki nüfus kentlere taşındı. Birçok büyük kentimiz önemli ölçüde göç aldı. Beklenmeyen bu ani nüfus artışları, başta alt yapı sorunu olmak üzere önemli sosyal-ekonomik ve kültürel sorunları ortaya çıkardı.

Terk edilen köylerde tarımsal üretimle uğraşan küçük aile işletmeleri yok oldu, bitkisel ve hayvansal üretim önemli ölçüde azaldı. Tarıma dayalı sanayi hammadde yetersizliği sorunu ile karşı karşıya kaldı. Üretimdeki azalma gıda maddelerindeki fiyat artışlarına neden oldu.

Bunlar her gün yaşadığımız sorunlar durumuna geldi. Sorunlar giderek büyüdü. Siyasi çözüm arayışları maalesef yeterli değil. Merkezi yönetim bütçe kaynaklarını kullanarak veya borçlanarak İstanbul ve yöresine aşırı miktarda yatırım yapıp iş olanağı sağlarken göç giderek arttı. İstanbul’un nüfusu 16 milyona yaklaştı. Dünyadaki 131 ülkenin nüfusundan daha kalabalık bir kent oldu. Yerel yönetimlerin sorumlulukları arttı. Çoğu sorun çözülemez boyutlara ulaştı. İstanbul’un göç alması nedenlerinden farklı da olsa Ankara ve İzmir de aynı sorunla karşı karşıya. Bunlara bazı diğer büyük kentler de eklenebilir.

Sorun belli olduğuna göre çözüm üretmek gerekir. İlk akla gelen bu göçün durdurulması, ancak insanların bulundukları ortamda refah düzeyinin artırılması ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürmelerine imkan sağlanmasıdır. Bu mümkün mü, elbette.

Bu çözümün adı “KIRSAL KALKINMA” dır. Ülkemizde bugüne kadar çoğu hükümet yönetimi döneminde kırsal kalkınmaya az veya çok önem verilmiştir, ancak görünen o ki yeterli olunamamıştır. Tarım Kentler, Köy Kentler gibi projeler yaygınlaştırılamamıştır. Kırsal kalınmada en önemli olan vatandaşın üretime katkıda bulunmasının sağlanması, alın terinin ve hizmetinin paraya dönüştürülerek refah düzeyinin artırılmasıdır. Bunun sağlanabilmesi için de merkezi ve yerel yönetimlerinin önemli miktarda desteğine ihtiyaç vardır. Siyasi dönemlerin yanlış kararları ile köye ve kırsal kesime hizmet götürmekte olan kamu kurum ve kuruluşlarının kapatılmış olması, bu alanlardaki devlet tesislerinin satılması, kapatılması, yatırımların giderek azaltılması bizi bu sorunlarla karşı karşıya getirmiştir. Bir zamanlar “Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı” (1983-1991), “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı” (1991-2011) bugün yoktur. KÖY vurgusu yapılmamaktadır. Bilindiği gibi daha sonra KÖY yerine MAHALLE ifadesi kullanılmaya başlanmıştır.

Peki bu sorunların çözümü nedir?
Şimdi fazla yorum yapmadan maddeler halinde sıralayalım:
1. Öncelikle KIRSAL KALKINMA BAKANLIĞI adı altında yatırımcı, il ve ilçe teşkilatları olan yeni bir bakanlık kurulmalıdır,
2. Kırsal alanlarda yöresel kalkınmanın sağlanabilmesi için siyasetten uzak bilgili, birikimli ve becerikli kadrolar bir araya getirilmelidir,
3. Yerleşim birimleri (İl, İlçe, Kasaba, Mahalle, Köy) başta alt yapı sorunları olmak üzere tek tek incelenerek sorunları belirlenmeli, yatırım projeleri ve uygulama planları hazırlanmalıdır,
4. Bitkisel ve hayvansal üretim, tarıma dayalı sanayi, iş gücü, kalifiye eleman potansiyeli belirlenmelidir,
5. Küçük aile işletmeleri üretim birlikleri ile güçlendirilmeli, daha da önemlisi büyük işletmelerin oluşturulmasına önem verilmelidir,
6. Kırsal kesimde her türlü sağlık ve sosyal hizmetler kesintisiz ve kaliteli bir biçimde sürdürülmelidir,
7. Merkezi ve yerel yönetimler alt yapı, toprak, sera, hayvan, ahır gibi her türlü üretim aracı ve girdilerde destek sağlamalıdır,
8. Uygun alanlarda, doğru yer seçimi ve planlama yapılarak örnek köyler oluşturulmalıdır,
9. Belirtilen amaca uygun olarak kalkınmada öncelikli bölgelerde en az 3’er yeni kasaba kurulmalıdır,
10. İç Anadolu Bölgesi’nde her türlü kentsel donanımı ile kırsal kesimin çekim merkezi olabilecek yeni bir kent kurulmalıdır.

Bu önerilere başka maddeler eklenebilir ve kısa cümleler halinde sıraladığım öneriler ayrıntılı olarak açıklanarak içleri doldurulabilir. Aslında ülkemizde “Kırsal Kalkınma” çabaları yeni değildir, bu konuda çaba gösterilmiş ama yeterince başarıya ulaşılamamıştır. Bunun nedeni de siyasilerin tutum ve davranışlarıdır.

Yorum yapın